Langa mevkiinde Roma imparatoru tarafından yaptırılan antik Theodosius Limanı’nın bulunması sürpriz değildi aslında. Yazılı kaynaklar bunu bildiriyordu çünkü. Gerçek sürpriz, Lykos Deresi’nin taşıdığı alüyvonla dolan ve yüzyıllardır kentin en ünlü bostanı haline gelen Langa Koyu’nun neleri sakladığı, bir şekilde kullanımda olduğu bin yıllık döneme dair neler sunduğuydu.

Marmaray ve İstanbul Metrosu projeleri Yenikapı istasyonu için seçilen birbirine komşu iki alanda, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin yürüttüğü kazılar, Bizans İmparatorluğu’nun başkenti Konstantinopolis’in en büyük limanları ndan Theodusius Limanı’nın (PortusTheodosiacus) kalıntılarını günyüzüne çıkardı.
İS 4. yüzyıl sonları ile 7. yüzyıl başları nda, kentin deniz ticaret merkezi olan bu büyük liman, Roma İmparatorluğu’nun yeni başkentini desteklemek için İmparator I. Theodosius (379-395) tarafı ndan kurulmuştu. İnşası için kıyıya derin bir girinti yapan doğal koydan faydalanılmıştı. Koyun denize açılan güney tarafı, batıdan doğuya ilerleyen geniş bir mendirekle kapatılmıştı.
Liman kompleksi kentin tahıl deposu görevini de üstleniyordu. Büyük gemilerle İskenderiye’den getirilen tahıl buradaki ambarlarda depolanıyordu.
Öyle ki bu ambarlardan biri, limanın önemli bir bölümünün kullanılamaz hale geldiği 10. yüzyılda bile şehirde bahsi geçen tek ambar olarak karşımıza çıkıyor. Liman büyük olasılıkla kereste, tuğla gibi inşaat malzemelerinin yanı sıra, Konstantinopolis’in 4. yüzyıl sonları nda başlayıp 5. yüzyılın ilk yarısına uzanan imar hamlesinde anıtsal yapılar için ihtiyaç duyulan Marmara mermeri gibi hammadeleri karşılayan bir merkez olarak da kullanılmıştı.
Devam eden arkeolojik kazılar, antik limanın daha ziyade merkezini yani eski dönemlerde deniz olan bölümünü kapsı yor. Ancak alanın batı sınırındaki çalışmalar o dönemdeki surları, rıhtıma ait geniş blok kayaları ve mendirek gibi yapı ları açığa çıkardı. O dönemde Lykos ismiyle anılan Bayrampaşa Deresi’nin bu koya biriktirdiği alüvyon nedeniyle limanın ömrü nispeten kısa oldu. Bu biriktirme, kentin büyümesi ve tarım, inşaat faaliyetlerinin erozyonu arttırması yla giderek çoğaldı. Artan millenme koyu doldurarak birkaç asırda limanın büyük bir bölümünü atıl alana dönüştürdü.
(ATLAS 2007 TEMMUZ SAYI / 90)