Herodotos’tan Strabo’ya kadar hemen hemen bütün Yunanlı tarihçi ve coğrafyacılar nüfus hareketlerinin ya bir kurucu (ktistes) ya da bir göçmen (metanastes) önderliğinde gerçekleşmiş olduğunu dile getirmişlerdir.

2898af48d166401dbd77d00932a43f1584c51477645982_w500

BİRİNCİ BİNYIL ANADOLU’SUNDA İÇ VE DIŞ GÖÇLER

Eski Anadolu kültürleri ve dilleri arasındaki etkileşim alanlarını incelemek için izlenen yöntemlerden bir tanesi de sosyal bağ alanlarının tespitidir. Sosyal bağ alanları ifadesiyle “bir dil veya kültürün Anadolu’da bulunuş nedenleri” kastedilmektedir. Bunu yerlilik, göçmenlik, istila, sürgünlük, mültecilik, kültürleşme, yönetme üstünlüğü ve ödünç alma gibi alt başlıklarla ele almak mümkündür. Göçmenlik, eski Anadolu’daki kültürleşme üzerindeki etkileri nedeniyle önemlidir. Bir halk grubunun göçmenliği üzerinde tartışabilmek için kültür-tarihsel arkeolojik verilere, edebiyat ve epigrafya kaynaklarına ve dilbilimsel değerlendirmelere bakmak gerekir. Bu yaklaşımlar arasında tarihsel-karşılaştırmalı dilbilimin bir adım daha öne çıkmasının nedeni dilin muhafazakar alanlarının bulunması ve göçmenlerin konuştukları dile ait izlerin farklı kültür evrelerinde bile tespit edilebilmesidir.

YAZININ TAMAMI İÇİN: http://www.aktuelarkeoloji.com.tr/anadoluda-gocmenlik