Scroll to top

Bilgi Paylaşımı: Bursa Cumalıkızık ve Bergama Unesco Dünya Mirası Listesinde


admin - 27 Ekim 2015 - 0 comments

“Bursa Cumalıkızık” ve “Bergama”, Doha’da düzenlenen Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) 38. Dünya Miras Komitesi toplantısında Dünya Miras Listesine girdi.
Katar Ulusal Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda, Katar’ın değişiklik teklif ettiği “Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu” ve Almanya›nın teklif ettiği “Bergama, çok katmanlı kültürel peyzaj alan” dosyaları Dünya Miras Listesi›ne kabul edildi. “Cumalıkızık Erken Osmanlı Kentsel ve Kırsal Yerleşimleri” ve “Bergama’nın kabulünün ardından Türkiye’nin Dünya Miras Listesi’ne kayıtlı alanlarının sayısı 11’den 13’e çıktı. Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi’nin (ICOMOS) değerlendirmelerinin ardından, iki yerleşim merkezi aralarında Türkiye’nin de yer aldığı 21 komite üyesinin ortak kararıyla oylama yapılmadan Dünya Miras Listesi’ne alındı. Bursa Cumalıkızık köyünün 998. olarak yer bulduğu Dünya Miras Listesi’nde Bergama 999. olarak tescillenirken, toplantıda Botswana, Okawanga Delta’sı doğal miras alanlarından bininci alan olarak tescil edildi.
BERGAMA
Hellenistik bir krallık olarak tarih sahnesine çıkan Pergamon’un (Bergama) çevresi MÖ 3.-2. binyıla kadar uzanan arkeolojik kalıntılara sahiptir. Hellenistik Dönemin karmaşık ve zorlu koşullarında bir hanedanlık olarak ortaya çıkan Pergamon Krallığı, dönemin dört büyük başkentinden biri olur. Yakaladığı askeri başarıların ardından gelen kültürel çalışmalar sonraki çağlarda bile adından söz ettiren bir miras bırakmıştır. Hellenistik Dönemin en ünlü ve tanınmış heykeltıraşlık okuluna sahip kent, MÖ 2. yüzyılda Zeus Sunağı’nı kazandırır insanlık tarihine. Kentin adı ile anılan Bergama heykeltıraşlık tekniği halen dünyanın en ünlü ve zorlu heykeltıraşlık tekniği olarak kabul edilir. Biri 40 kilometre ve diğeri ise 70-80 kilometre uzaklıktan su getiren yolları, nehirlerin üzerine kurulan devasa Mısır tanrılarına adanmış tapınağı (Kızıl Avlu), dik yamaçlarda teras oluşturarak inşa edilen tiyatroları, gymnasionları, hamamları ve tapınakları günümüz kentinin içinde halen yaşayan ve tarihe tanıklık eden yapılardır. Döneminin bir diğer büyük krallığı olan İskenderiye ile kültürel ve sanatsal açıdan da sürekli bir yarış içinde olan Pergamon, sahip olduğu kütüphane ve yetiştirdiği filozoflarla da döneme damgasını vurmuştur. Ortaçağ’ın sonuna kadar bilim ve kültürün aktarılması ve saklanması amacıyla kullanılan parşömen Bergama krallarının istekleri üzerine icat edilmiştir. Bugün halen kullandığımız ‘’parşömen’’ adı Pergamon’dan gelmektedir.

Related posts

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir