Scroll to top

Bilgi Paylaşımı: Kremna Antik Kenti


admin - 16 Haziran 2015 - 0 comments

Üzerinde yaşadığımız topraklarda geçmişin izlerini derinden yansıtan, daha ilk gördüğümüzde bizi kendisinden alıp başka boyutlara götüren bazı antik kentler vardır. İşte bu kentlerden birisidir Kremna.
Üzerinde yaşadığımız topraklarda geçmişin izlerini derinden yansıtan, daha ilk gördüğümüzde bizi kendisinden alıp başka boyutlara götüren bazı antik kentler vardır. İşte bu kentlerden birisidir Kremna. Burdur ilinin Bucak ilçesine bağlı Çamlık köyünde konumlanan Kremna (Girme, bugünkü Çamlık), Hellence “Κρημνα” “uçurum” anlamına gelir ve bu adlandırmanın kentin topoğrafik yapısıyla birebir örtüştüğü açıktır. Yaklaşık 1100 metre yükseklikte konumlanmış olan Kremna’nın kuzey, güney ve doğusu çıkılmaz uçurumlarla çevrilidir. Küçük bir vadi ile ayrılan batı yakası, yaklaşık 2 metre genişliğinde, 6 metre yüksekliğinde surla korunaklı hale getirilerek kente sarp, ulaşılması güç kale görüntüsü verilmiştir. Strabon, MÖ 39-25 yılları arasında hüküm süren Galat kralı Amytas’ın Pisidia’yı egemenliği altına alışından bahsederken, Kremna’nın zapt edilemez bir kent olduğuna; Galat kralının bu kenti bile fethettiğine değinir. İmparator Augustus, bu stratejik konumunun farkında olacak ki, MÖ 25 yılında Kremna’yı Pisidia’daki beş koloni kentinden birisi haline getirmiştir. Bu dönemden sonra kent oldukça zenginleşmiş ve görkemli kamu yapılarına kavuşmuştur.
MS 3. yüzyılda Kremna’nın haydut yuvası olduğu bilinmektedir. Hatta bu dönemde Roma İmparatoru Probus (MS 276-282),  kenti, kendine üs yapan İsaurialı eşkıya Lydius’a karşı Kremna’yı iki yıl sürecek bir kuşatma altına almıştır. Lydius, kendi adamları tarafından öldürülünce Probus’un komutanları kenti tekrar ele geçirmişlerdir. Kentin batı surlarının karşısına kurulan Roma karargâhının kalıntıları ve kuşatmanın izleri bugün net olarak izlenebilmektedir. Kremna’da Bizans Dönemine dair çok az veri bulunur. Muhtemelen Erken Bizans Döneminin siyasi karmaşasına bağlı olarak meydana gelen kırsal nüfusun azalması durumu, Kremna antik kentinde de görülmüştür.
Bizans yerleşiminin zayıf olması, bir bakıma Kremna’nın şansıdır. Zira Bizans’ta antik malzemenin yapılarda devşirme olarak kullanılması Kremna için çok fazla geçerli olmamıştır. Bu sebeple görkemli yapılara ait mimari örgelerin büyük bölümü günümüze sağlam olarak gelebilmiştir.
2007 yılında kenti ilk ziyaretimiz sırasında yoğun bitki örtüsüyle kaplanmış bu saklı güzelliğe uzun süre bakakalmıştık. Arkeolojiyi kendisine meslek edinmiş kişiler olarak o gün içimizden geçen “Bu kent neden bu zamana kadar sahipsiz kalmış?
İleride burada kazı-araştırma başlatılabilir mi?” gibi sorulara 5-6 sene boyunca yanıt bulmaya çalıştık. Burdur Müze Müdürü Sayın H. Ali Ekinci’nin teşvikiyle 2012 yılında İŞKUR destekli proje kapsamında Kremna’da yapılan bitki temizliği ve çevre düzenlemesi çalışmasına bilimsel danışmanlık yaptık ve bu vesileyle kenti daha yakından tanıma imkânı bulduk. Çalışmanın daha ilk aşamalarında kent, kendisini göstermeye başladı ve ziyaretçi sayısında gözle görülür ölçüde artış oldu. Proje üç yıldır belli aralıklarda devam etmekte ve her geçen gün kentin bir başka güzel yapısı çalılardan arındırılıp gün yüzüne çıkarılmaktadır.
ALINTI: http://www.aktuelarkeoloji.com.tr/?/=1689

Related posts

Post a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir